İçeriğe geç

Mekke fethinin gerçekleşmesinin temelinde, dâussıla düşüncesinin hâkim olduğunu söylemek fevkalâde yanlıştır. Dâussıla, yıllar önce inançları uğrunda Mekke’den kovulan, ayrılan ya da ayrılmak zorunda bırakılan insanların, tekrar yurtlarına, yuvalarına dönme arzusu ise, Mekke’nin fethini müteakip fatih sahabenin Medine’ye geri dönmesini nasıl izah edeceğiz? Hatta Sa’d İbn Ebî Vakkas ve Sa’d İbn Havle’nin Mekke fethi esnasında hastalanmaları, onlarda Medine’ye dönememe endişesi hâsıl etmişti. Bu yüzden Sa’d İbn Ebî Vakkas’ın çok üzüldüğünü siyer ve megâzî kitapları kaydeder.9 Sa’d İbn Havle’nin Mekke’de vefat etmesi Allah Resûlü başta olmak üzere, sahabenin onun hakkında üzüntülerine vesile olmuştu. Bunu da yine aynı kaynaklarda görmemiz mümkündür.10

Acaba sahabeyi böyle bir düşünceye iten sebep ne idi? Evet, onlara göre hicretin itmam ve ikmali, dava uğruna hicret edilen beldeye bir daha geri dönmemekle kabildi. Ve yine onlara göre, geriye dönmek, dönekliğin ta kendisiydi.

Şimdi bu düşüncelerle hayat çizgilerini belirleyen ve ondan zerre kadar inhiraf etmeyen insanların gerçekleştirdiği Mekke fethine, “Dâussıla yegâne veya hâkim faktördü.” demek, insafla bağdaşmayacağı gibi, inandırıcı da olmayacaktır. Evet, bu insanların davalarından başka bir düşünceleri yoktu. Onlara değil Mekke’ye, Çin’e, Maçin’e gidin denilseydi tereddüt etmeden giderlerdi; nitekim gitmişlerdir de.

Kâbe – Ümmü’l-Büyût

Kur’ân, Mekke şehrine “Ümmü’l-Kurâ” yani “Beldelerin, şehirlerin anası”11 diyor. Buradan hareketle Mekke’de yer alan ve insanlık tarihi kadar eski diyebileceğimiz Kâbe’ye, Ümmü’l-Büyût (Evlerin Anası) denilebilir.

Ev düşüncesi yeryüzünde Hazreti Âdem ile başlamış, onunla doğmuş ve onunla gelişmiştir. Allah’ın izni ve işaretiyle ilk evi Hazreti Âdem inşa etmiştir. Bu açıdan Kâbe’ye insanlık tarihi kadar eski demeyi uygun gördük.12

199