İçeriğe geç

Mücahede başlı başına ve uzun bir mevzudur. Onun şekli ve fazileti bu eserin konusunu aşar. Onun içi biz burada cihadın kendisinden değil, onun getirilerinden bahsederek bu hususları arz ettik. Zira bu bölümün madde başlığı olan “Gelir kaynaklarından biri ganimettir.” sözcüğüydü ve biz de onun üzerinde durmuştuk.

g. İktâ

Burada fıkhî bir tabirle karşı karşıya bulunuyoruz. İktâ’ın mânâsı, devlet reisi veya onun vazifelendirdiği birinin bazı toprakları ihtiyaç sahibi kimselere vermesi ve onlara temlik etmesi ameliyesidir.

Bu topraklar, ya fetihlerle elde edilen topraklar, ya hiç vârisi olmayan insanlardan geçen araziler ya da bakımsız ölü yerlerdir.

“Kim ölü bir araziyi ihya ederse, burası onun olur.”25 hadisi ve Urve’nin (radıyallâhu anh) rivayet ettiği, “Şehadet ederim ki, Hz. Peygamber şuna hükmetti: Arz, Allah’ın arzıdır, insanlar da Allah’ın kullarıdır. Kim bir ölü araziyi (mevat) ihya ederse, bu yerde, herkesten ziyade o hak sahibidir.”26 mealindeki hadis ile, “Geçmiş milletlerden intikal eden araziler Allah ve Resûlü’ne aittir. Onlar bu arazileri istediklerine verebilir. Kim bir araziyi ihya ederse, o, onundur.”27 mealindeki başka bir hadis bu meseleye delil teşkil etmektedir.

İslâm’da her şey aktiftir. Hatta şahıslar kendi öz mallarını dahi uzun süre terk edilmiş bir hâlde tutamazlar. Hanefî mezhebinin dışındaki üç mezhebe göre, bir insan, arazisini üst üste üç sene ekip biçmezse, arazi onun elinden alınır, ekip biçecek birisine verilir.28

283