İçeriğe geç

Bundan başka كَمَۤا اٰمَنَ النَّاسُ beyanıyla onlardan tıpkı mü’minlerin inandığı gibi iman etmeleri istenmektedir. Esasen bu bir bakıma meselenin tavzihi gibidir. Yani bu ifadeyle onlara âdeta şöyle denilmektedir: “Siz şimdiye kadar bir çeşit inanış içindeydiniz. Şu anda da değişik bir inanç peşindesiniz. Ama ne o inanışınız ne de bu imanınız kat’iyen makbul değildir. Şu anda yepyeni ve terütaze bir iman anlayışıyla zuhur eden, اَلنَّاسُ’la ifade edilen yeni bir insan topluluğu var. Aslında siz de bunları çok iyi biliyorsunuz. Bu insanlara ittiba etmek suretiyle gerçekten iman ediniz.” اَلنَّاسُ “insanlar” kelimesinin başındaki harf-i tarif, Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) etrafında halkalar teşkil eden maruf insanları yani sahabe-i kiram’ı ifade etmektedir.

Ayrıca daha önceki 8. âyet-i kerimede geçen وَمِنَ النَّاسِ ifadesiyle bu âyette geçen اَلنَّاسُ kelimesi beraber ele alındığında, burada münafıklar için bir kınama olduğu nüktesini çıkartmak da mümkündür. وَمِنَ النَّاسِ ifadesiyle “insanlardan öyleleri vardır ki” denilerek münafıkların bir bakıma insanlar içinde garip bir gürûh olup, hâl, tutum, davranış ve anlayışlarıyla hiç de hakiki mânâda insan olmadıkları ifade edilmektedir.

287