Sûrenin birinci âyeti Elif, Lâm, Mîm vesilesiyle hurûf-u mukattaa hakkında izahlara önemli bir yer ayırır.[17] Değerli yazarımızın, başka tespitleri arasında, bu konudaki şu orijinal izahını aktaralım: “Bu harfler, maddeyi meydana getiren atomlar ve insanı oluşturan hücreler mesabesindedir. Yani buradaki asıl mucizelik şuradadır: Nasıl ki canlıyı meydana getiren elementler bilindiği ve elde mevcut olduğu hâlde yeni bir canlı yaratmaya Allah’tan başka kimsenin gücü yetmez; öyle de, Kur’ân-ı Kerim de, ت ب، ،ا (elif, be, te) veya buradaki şekliyle الٓمٓ (Elif, Lâm, Mîm) gibi herkesin bildiği harflerden müteşekkil olduğu hâlde hiç kimse, onun misli “Mu’cizü’l-Beyan” bir kitap meydana getiremez. Zira Allah’ın (celle celâluhu) hilkati mu’ciz (herkesi âciz bırakan) olduğu gibi hitabet ve kitabeti de mu’cizdir.”[18]