Bu noktada mevzu ile alâkalı ibretlik bir hâdise aktarmak istiyorum. Şöyle bir vak’a anlatılır: “Bir zaman şeytan, Hazreti Mesih’e demiş: ‘Madem ecel ve kader Allah’ın elindedir, sen kendini şu dağın başından at bakalım, ölmeyecek misin!’ Bunun üzerine Hazreti Mesih ona şöyle cevap vermiş: “Allah, kulunu imtihan eder, fakat kulun hakkı yok ve haddi değil ki Allah’ı imtihan etsin.”27 Allah şayet bir mukavele vaz’ etmiş ve kul da onu bozmamışsa, Allah vaat ettiği şeyi mutlaka yerine getireceğini Kur’an’ında belirtmektedir: أَوْفُوا بِعَهْدِي أُوفِ بِعَهْدِكُمْ “Siz Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki Ben de size karşı ahdimi yerine getireyim!”28 Yani âyette Cenâb-ı Hak şöyle demektedir: “Bana verdiğiniz sözü yerine getirmezseniz, namaz ve niyazı unutmak veya İslâm uğrunda mücadeleyi terk etmek suretiyle mukaveleyi bozarsanız, Ben de o ahdin karşılığında size vereceğim ihsanımı vermem.”
Netice olarak, Kur’an’da anlatılan kıssalar sadece anlatıldığı konunun haberini veriyor değildirler. Bu kıssaların, her bir devir için ifade ettiği bir mânâ vardır. Bize düşen, bu mânâyı anlamaya çalışmak ve kendimizi doğruya tevcih etmektir. Böyle yaptığımız takdirde sırat-ı müstakime ulaşacak ve –inşâallah– Rabbimize karşı su-i edep vaziyetini almamış olacağız.
15 Müslim, îmân 234; Tirmizî, fiten 35.
16 Rûm sûresi, 30/30.
17 Ahzâb sûresi, 33/69.
18 Buhârî, farzu’l-humus 19; edeb 68; Müslim, zekât 44.
19 Buhârî, menâkıb 25, edeb 95, istitâbetü’l-mürteddîn 4; Müslim, zekât 148.
20 Buhârî, farzu’l-humus 19, ehâdisü’l-enbiyâ 28, megâzî 56, edeb 53, isti’zân 47, daavât 19; Müslim, zekât 140.
21 Bakara sûresi, 2/214.
22 Bkz. el-Beğavî, Meâlimü’t-tenzîl 1/349.
23 Hûd sûresi, 11/29.
24 Hûd sûresi, 11/51.