Ayrıca Kur’an’da, peygamber kıssaları anlatılırken evvela, kıyamete kadar devam edecek tarihî tekerrürler keyfiyetine dikkat çekilmekte, sonra da Efendimiz’e (aleyhissalâtü vesselâm) adeta ders verilircesine şöyle denilmektedir: “Ya Muhammed! Küfürle imanın, bir başka ifadeyle kâfir ile peygamberin mücadelesi seninle başlamadı. Bu, öteden beri devam edegelen bir husustur. Bu, yaratılışın kanunudur. ‘O hâlde Sen, bâtıl dinlerden uzaklaşarak yüzünü ve özünü, hak din olan İslâm’a yönelt. Yani Allah’ın insanları yaratmasında esas kıldığı o fıtrata uygun hareket et. Allah’ın, bu hilkat âdetini kimse değiştiremez. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların ekserisi bunu bilmezler, anlamazlar.’ (Yani bu, değişmeyen bir yoldur, benim kanunlarımda da değişme yoktur, bu hep böyle devam edecektir.)”16 Genel bir bakışla evvelâ kıssaların umumi mânâda böyle bir ders verdiğini söylemek mümkündür.