Bir de Efendimiz’i (sallallâhu aleyhi ve sellem) böyle bir noktada dinleme şerefinden kimse mahrum olmak istemezdi. Allah Resûlü, Ensar’ın pâyesini hepsinin yüzüne bizzat söylecekti. Onun için teker teker her ferdin gelmesini istiyordu. Ve bu öyle bir anlatıştı ki, eğer muhacirlerden üç-beş fert orada olsaydı kendi meziyetlerini unutarak, böyle bir mesele karşısında gıptaya kapılabilirlerdi. Onun için “Muhacirlerden bir fert bulunmasın!” buyurmuşlardı. Çünkü yurdunu yuvasını terk eden, Medine’de Ensar’a ensarlığı kazandıran bir muhacir, kendisini Ensar hakkında anlatılan şeylerden hiçbirine mazhar değilmiş gibi düşünebilir ve gönül koyabilirdi. Bu vak’ayı tarih ve siyer tespit edip ortaya koymuştur. Belki Muhacirlerin çoğu bunu duymamış, farkına bile varmamışlardı. Ensar’ın bu meziyetleri, bizzat Efendimiz tarafından ifade edilmek suretiyle ebediyen onlara mal olmuştur.
Evet, hayatımızda karşımıza çıkacak olan her türlü problemi çözme adına Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) hayatından alacağımız çözüm yolları mutlaka vardır. Bize düşen, hayatımızın her karesinde O’nun hayatını hayatımıza hayat kılmak olmalıdır.
172 Âl-i İmrân sûresi, 3/8.
173 Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 6/315; İbn Ebî Şeybe, el-Musannef 6/168.
174 Bkz. İmâm Rabbânî, el-Mektûbât, s. 240 (202. Mektup).
175 el-Humeydî, el-Müsned 2/495.
176 Bakara sûresi, 2/7.
177 el-Vâkıdî, Kitâbü’l-meğâzî 2/854-855; İbn Asâkir, Târîhu Dimaşk, 24/114. Ayrıca Bkz. Müslim, fezâil 59; Tirmizî, zekât 30.
178 İbn Hişam, es-Sîretü’n-nebeviyye 2/498-500.