İçeriğe geç

Yaklaşık on seneden beri bana evrimle alâkalı, “Evolüsyon var mıdır? Darwin’in dediği şeyler ne derece doğrudur? Mutasyonların, bir canlıyı bir şekilden başka bir şekle intikal ettirmesi meselesine ne derece itimat edebiliriz?” gibi sorular soruldu. Ben de değişik zaviyelerden bu sorulara cevap vermeye çalıştım. Darwin bu meseleleri derinlemesine bilmiyordu. Onun tecrübesi çok sınırlı ve belli bir sahada olmuştu. Neodarwinistler ise Darwin’den çok daha fazla Darwincilik yapmışlar ve ilim adına bu meseleyi mekteplere sokmuşlardı. Haddizatında bu meselenin aleyhinde gerek Avrupa’da, gerekse Türkiye’de ilkokuldan üniversiteye kadar her seviyede insana hitap edecek şekilde pek çok kitap, yazı dizisi ve makale yayınlanmıştır. Darwinizm, dünden bugüne bir nazariye olmaktan öteye gidememiş ve şimdilerde ise bütün bütün fantastik bir konu hâline gelmiştir; bu meselenin artık itimat edilir bir tarafı kalmamıştır. Maalesef bu mesele âlem-i İslâm’da Kur’an’ın ruhuna vâkıf olamayan, modernizme kayan ve İslâm’ın ruhunu bilemeyen bir kısım kimselerce yanlış anlaşılmıştır. Çok sevdiğim ve kendisini daima takdirle yâd ettiğim allâme Hüseyin Cisrî, Risale-i Hamidiye’sinde “Darwinizm hakkında ne dersiniz?” sorusuna cevap verirken şu şekilde bir ifade kullanmıştır: “Bu bir nazariyedir; eğer bunu pozitif hüviyette bize gösterebilirlerse, biz de bu meseleyi Kur’an’ın nasslarıyla telif edebiliriz.”

231