Günümüzde irşad ve tebliğ o kadar ehemmiyet kesbetmiştir ki, tanklarla Almanya’yı fethedip bütün sanayi müesseselerini Türkiye’ye getirmek, elli adet Alman’a Allah’ı öğretmekten daha ehemmiyetli değildir. Rusya’yı, bütün atom ve füze üslerini Türkiye’de kurması için ikna etmek, elli tane Rus’a Allah’ı anlatmaktan daha önemli değildir. Aynı şekilde Amerika bütün sistemleri ile Türkiye’ye gelse, Allah ve Resûlü nazarında, oradaki on tane zenciye Müslümanlığı anlatmak kadar kıymetli değildir.
Bugün, ehemmiyetinden dolayı irşad, mele-i âlâ’nın alkışladığı en önemli vazife haline gelmiştir. Bu sebeple İslâmî heyecanla coşan halkın bu hissiyatını bir kısım maddi ve siyasi meselelere kaydırmak, mevzuyu asıl rayından çıkarmak demektir. Benim bu mevzuda ciddi endişelerimdendir; parlamenter seviyede kümeleşme ve gruplaşmanın her şeyi halledeceğini zanneden kimseler, meseleyi rayından çıkarmış sayılırlar. Elbette bir realite olarak o da olacaktır ama, “emr-i bil ma’ruf” meselesi temelden ele alınmazsa yakın bir gelecekte siyasiler de, tükenmiş olarak oldukları yerde kalakalacaklardır. Allah o kötü günleri göstermesin! Biz bütün himmetimizi sarf etmeli, Allah’ın inayetiyle irşad ve tebliğ sahasını boş bırakmamalıyız…