Hz. İbrahim selim bir kalbe sahipti. “Nitekim Rabbine selim bir kalble geldi.”5 âyeti bize bu hakikati anlatmaktadır. Ve o, ahirette insana ancak selim bir kalbin fayda vereceğini söylüyordu. Yani küfrün hâkim olduğu bir kalbin, selâmete ermesi kat’iyen düşünülemezdi. Kâfir olan kimsenin evlâdı Hz. İbrahim (aleyhisselâm) bile olsa, eğer onun kalbine küfür hâkimse, Hz. İbrahim de olsa ona bir yararı dokunmayacaktır. Evet, O İbrahim Halilullah ki, pek çok peygamberin babasıdır ve ihraz ettiği makam itibarıyla, ahir zamanda gelecek, en büyük nebi, Nebiler Sultanı’nın, “Ben ona benziyorum.” diyerek iftihar ettiği bir insandır.
İşte bu zatın babası Âzer’in kalbi küfürle doludur ve onun babasına hiçbir yararı olamamaktadır. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki: “Hz. İbrahim ahirette de aynı ızdırapla kıvranacak ve babasını ayaklarının dibinde görecek, “Rabbim! Ne olur bu benim babam!” diyecek… Fakat Allah, Âzer’i meshederek, Hz. İbrahim’in içindeki alâka ve sevgiyi silecek ve ona babasını unutturacak.” Böylece “Halilim, dostum!” dediği ve rahmetinin bağrına bastığı İbrahim’ine değişik bir buudda rahmetiyle tecellî edecek.