İçeriğe geç

“Hayır, Allah’ın tercihinde olandır.” O’nun kesip biçtiği ve takdir ettiğine razı olmak gerekir. Bu, Rabb’e karşı öyle bir hoşnutluk ifadesidir ki, içinde çok ince bir merbutiyet, kulluk ve ihlâs mânâları taşımaktadır.

Allah Resûlü bize sabah akşam okunmak üzere bir dua öğretiyor: رَضِينَا بِاللّٰهِ رَبًّا وَبِالْإِسْلَامِ دِينًا وَبِمُحَمَّدٍ رَسُولًا “Rab olarak Allah’tan, resûl olarak Hz. Muhammed’den (sallallâhu aleyhi ve sellem) ve din olarak da İslâm’dan razıyız.”3

Mademki, bütün bunlardan razıyız, razı olan razı olduğuna teslim olur. Öyle ise, biz de bütün benliğimizle O’na ve O’nun razı olduğuna teslim olmalıyız. Evet, böyle davranmakla az şey kaybediyor, fakat çok şey kazanıyoruz. Sual sahibi kardeşimiz de müteselli olsun. Her birimizin olmak isteyip de olamadığı ve daha sonra da olamadığına memnun olduğu çok şeyler vardır. Fakat Allah’ın oldurduğu hepsinden daha güzeldir. Bizim arzumuz değil, Rabbimizin isteği; bizim temennilerimiz değil, Rabbimizin dilediği… İşte kulluğun ruhundaki sır da budur. Ayrıca görüyoruz ki; “O, istediğini aziz, istediğini de zelil kılıyor.”4 Nice dünün azizleri var ki, bugün birer sefil ve geçmişi nice sefil ve derbederler de var ki bugün birer sultan…!

Bizim uzak ve baîd gördüğümüz, Allah nazarında çok yakındır.5 O öyle şeyler görür ve ileride de bize gösterir ki, bugünden o farklı yanları görebilseydik, arzu ve istek akışlarımız hemen mecra değiştirirdi. “Güzel bir sabırla sabret!”6 Allah’a güven ve O’na itimat et!7 Dünya ve ahirette tek geçer akçe O’nun rızasını elde etmektir8, O’nu ara ve bulmaya çalış. Bulduğun zaman da kapan secdeye ve ömür boyu şükret!…

86