İçeriğe geç

Kendisi sıkıntı ve darlık içinde olmasına rağmen, kardeşini kendi nefsine tercih etme de ayrı bir akabe durumundadır.2 Maddî-mânevî füyûzat hislerinde dahi onları takdim etme ve kendisi için geriden gelmeyi bir vazife olarak kabullenme, insanın önüne dikilmiş başka bir engel ve engebedir. Bu engeli aşma da yine sahabe gibi davranmaya bağlıdır. Kardeşinin karnı doysun diye kendi kaşığını boş getirip götüren ve bu durumu görmesin diye de mumu söndürüp odayı göz gözü görmez hâle getiren ve çizdiği bu nurdan tabloyla gökteki melekleri dahi hayrete sevk eden sahabi gibi.3 Ve yine son anda, ölümle pençeleşirken, kurumuş dudakları bir yudum su hasretiyle titrerken dudağına kadar gelen suyu, yanındaki kardeşi “su” dedi diye elinin tersiyle itip, kendisine su vermek isteyene, başıyla orayı işaret eden4 ve “Kendileri çok muhtaç olmasına rağmen kardeşlerini kendilerine tercih ederler.”5 ilâhî mesajının nüzulüne sebep olan sahabi gibi…

Yetime yedirme, içirme de akabedir.6 Mecazın kollarıyla uzandıkça karşımıza daha nice mânâlar çıkacaktır. Belli bir İslâmî kültürden mahrum ve bu mahrumiyetten kaynaklanan bir nevi kimsesizlikle, el atanın kucağında kalan nice yetimler… İşte, ellerinden tutup onları evc-i kemale çıkarma yollarını araştırma, bu gayeye matuf yedirme ve içirme, bu da apayrı bir tepe ve akabe…

50