İçeriğe geç

Râfi’ İbn Hadîc, Efendimiz’e (sallallâhu aleyhi ve sellem):

يَا رَسُولَ اللّٰهِ، إِنَّا نَسْمَعُ مِنْكَ أَشْيَاءَ فَنَكْتُبُهَا؟

“Yâ Resûlallah, sizden çok şey işitiyoruz, yazalım mı?” diye sordu. Allah Resûlü de ona şu cevabı verdiler:

اُكْتُبُوا وَلَا حَرَجَ“Yazın, hiç mahzuru yok!”10

Bunlardan ayrı olarak İmam Dârimî ve İbn Hacer’in kitaplarında, Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) kısas, diyet ve şerâia dair yazdırdığı bazı hükümleri, Yemen’de Amr İbn Hazm’a gönderdiğini ve ayrıca Vâil b. Hucr’e ahidnâme yazdığını okuyoruz.11

Bazı kaynakların zikrettiği üzere, Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem): قَيِّدُوا الْعِلْمَ بِالْكِتَابِ“İlmi yazarak, kaydedin.!”12 buyurmuşlardır.

Yine, sahih hadis kaynaklarının, Ebû Hüreyre’den (radıyallâhu anh) rivayetine göre, Mekke’nin fethinde Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), bir münasebetle hutbe irad buyururken, Yemenli Ebû Şâh isimli bir zat ayağa kalkarak: “Yâ Resûlallah, bunları benim için yazınız!” der, Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) de: اُكْتُبُوا لِأَبِي شَاهٍ“Ebû Şâh için yazınız!”13 buyururlar.

Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) irtihalinden birkaç gün önceydi ki, hastalığının ağırlığına rağmen ümmetinin selâmeti adına: “Bana bir kalem kâğıt getirin; veya defter gibi bir şey getirin; size bir şey yazayım da, benden sonra dalâlete düşmeyin!” buyurdular.

446