İçeriğe geç

Spritüalistler buna, ruhun kendi gücünü kazanması derler. Ruh, beden kaydından tecerrüt edince büyük bir güce sahip olunacağına inanırlar. Aslında ruh akılla münasebete geçip إِنَّا لِلهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ59 ferman-ı sübhânsiyle anlatılan, yayın iki ucu bir araya gelince, yani Hâlık, hâlıkiyeti; mahlûk da mahlûkiyeti içinde tam bir münasebet gerçekleşince insanın melekeleri inkişaf eder/edebilir. Meleke ve ruhî fakülteleri inkişaf eden kişi ondan gelen mânevî güçle Rabbin bütün kuvvet ve havlini aksettirme durumuna geçebilir. Böylece insanın iç şeffafiyeti, ledünnî derinliği nispetinde Cenab-ı Hak, o kimsenin tutan eli, yürüten iradesi, gören gözü ve işiten kulağı olur. Yani güç sahibi yine Hazreti Allah’tır. Öyleyse trans hâline giren bir insan, medyum da olsa yapmış olduğu tecrübelerle ruhî hayata dönük farklı bir kimlik kazanır, cismaniyetten tecerrüt eder ve kalbî hayatı olsa da, olmasa da ruhun derece-i hayatına yükselir. Böylece feyz-i akdesten gelen nurlara ve sırlara ayna olabilir ve Allah’ın gücü, kuvveti ve kudretiyle uzağı bilir, görür ve duyulmazı duyar.

İşte telepati bu gücü kazanma yollarından bir tanesidir. Bu suretle, denizlerin altında bin mil ötede bulunan bir insanla radyo şualarını ve ışığı geçirmeyen, tecrit edilmiş binalar içinde dahi karşılıklı konuşmalar olur. Aynen bunun gibi, burada durur ama üç kilometre ilerideki meseleleri görür. Yine burada durur ama bir kısım emare ve nişanlarla başka yerdeki bazı meselelerden bahseder ki, bütün bunları gördüren, duyuran ve konuşturan Allah’tır.

79