İçeriğe geç

Hazreti Musa’nın (aleyhisselâm) hayatı da bu çeşit imtihanlarla doludur. İrşat etmek için karşısına dikildiği Firavun O’nu ölümle tehdit etmiştir. Daha sonra ise o, halkını kurtarmaya gelmiş, fakat kavminden yine de yüz bulamamıştır. Onun halkı bir sürü mucize karşısında bile tam teslim olamamış, sürekli problem çıkarmıştır. Hep böyle olmuştur ve hep böyle olacaktır. Ama bütün bunlara rağmen gidilecek yol, peygamberlerin yolu olduğundan, başa gelen her şeye katlanılmalıdır.

Hazreti İsa’ya (aleyhisselâm), on iki kişi olan ümmetinden birisi de ihanet etmişti. Hatta kavmi, onun evini haince sarmış ve kendi nebilerini çarmıha germek için âdeta yarış yaparcasına koşuşmuşlardı… Evet, bütün nebiler hep çile çekmişlerdi ve çile çekilecekti. Zira yol, onların gittiği yoldur. Konuyla alâkalı Yunus Emre şöyle der:

“ Bu yol uzaktır,
Menzili çoktur,
Geçidi yoktur,
Derin sular var.”
25