İçeriğe geç

Allah Resûlü’nün “Senin baban da, benim babam de Cehennem’dedir.” buyurduğu hâdise, Efendimiz ile İmran’ın babası Husayn arasında geçmişti. Müşrikler, “(Sen sözü sohbeti yerinde, aklı başı yerinde bir insansın.) O, atalarının tapıp bağlanageldiği putları tezyif ediyor. Git onunla konuş, bundan vazgeçsin.” diyerek İmran’ın babası Husayn’ı, Efendimiz’e gönderirler. Husayn’ın oğlu İmran yeni Müslüman olmuştu. Husayn, Efendimiz’in huzuruna geldiğinde, daha çiçeği burnunda delikanlı olan oğlu İmran da orada oturmaktaydı. Babasını görünce yüzünü ekşitti. Husayn, Efendimiz’le konuşmaya durdu ve bir ara Allah Resûlü’ne şöyle bir soru sordu: “Yâ Muhammed! Sen mi hayırlısın yoksa baban mı?” Aslında bunlar, karşıdakini susturmak için başvurulan diyalektiklerdi. İşte bunun üzerine Efendimiz, “Senin baban da, benim babam da Cehennem’dedir.” buyuruverdi. Daha sonra da diyalog şöyle devam etti.

Ya Husayn, sen kaç ilâha kulluk yapıyorsun?

– Yedi tane yerde, bir de gökte olmak üzere sekiz ilâha kulluk yapıyorum.

Sana bir zarar isabet ettiğinde kime yalvarır, yakarırsın?

– Göktekine.

Malın helâk olduğunda kime yalvarırsın?

– Göktekine.

Demek ki O, senin dualarına tek başına icabet ediyor, sen ise O’na hiç gereği yokken ortak koşuyorsun! İslâm ol kurtul!

Bunun üzerine Husayn, ikna olur ve “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah” diyerek İslâm’a girer. Orada bulunan oğlu, sevincini babasına sarılarak gösterir. Bu manzara karşısında Efendimiz dolu dolu gözleriyle şöyle buyurur: “İmrân’ın yaptıkları gözümü yaşarttı. Biraz evvel babası içeri girdiğinde onu kâle almamış ve tazimde bulunmamıştı. Lâ ilâhe illallah deyince hemen kalktı ve babalık hakkını ödedi.”142

203