Bunlardan başka bir de, inandığı halde hayatını, duygu ve düşüncelerini, zaman ve imkânlarını, hâsılı sahip olduğu her şeyini israf eden, nefis ve şeytana uyup pek çok günah işleyen ve neredeyse Allah’ın rahmetine karşı bütün ümidini yitirecek gibi olan insanlar vardır ki, işte bu âyetle böylelerine, doğru yola girebilmesi için, değişik zamanlarda, değişik fırsatlar verilmiştir. Artık onun da, kendisine verilen bu fırsatlardan hiç olmazsa birisini değerlendirip doğru yola girmesi gerekir. Eğer o insan, kendi ihmalinden dolayı bu fırsatların bütününü kaçırmışsa, işte böyle bir insan, bazen günahını hacâlet halinde, o hacâletini de ümitlerini sarsıcı mahiyette vicdanında duyarak, işinin bitik olduğunu düşünebilir.. düşünebilir ve böyle bir düşünce ile öyle bir sürece girer ki, artık o kendi kendine, “Nasıl olsa cehennemdeyim!” diyerek ya kendisini dalâlet ve küfre salar ya da Allah’ın (celle celâluhu) engin rahmetini hafife alır hâle gelir. Oysaki O’nun rahmeti her zaman gazabının önündedir ve her şeyi kuşatmıştır.