İçeriğe geç
33. Bölüm

Denge

Soru: Dinî-dünyevî hayatımızda dengenin önemini izah eder misiniz?

Hayatın her alanında denge çok önemlidir. İnsan, itikadî meselelerden ibadet ü taata, ondan yiyip içmesine, ondan da uzak-yakın çevresiyle münasebetlerine kadar her konuda dengeli davranma mecburiyetindedir. “Rabbinin senin üzerinde hakkı var, nefsinin hakkı var, ehlinin hakkı var. Her hak sahibine hakkını ver!”1 mülâhazasıyla her ferdin ciddî bir denge ve temkin üzere olması gerekmektedir. En başta, kulluk anlayışının çok iyi yorumlanması gelir. Bilindiği gibi Allah’ı zikretmede asıl gaye, rıza-yı ilâhîyi elde etmektir. Onun dışında keşf ü keramete nâil olma, fevkalâde hallere ulaşma gibi şeylerin hiçbiri asıl gaye değildir ve “ehlullah” onlara hayız kanı nazarıyla bakmış ve hiç mi hiç itibar etmemişlerdir. Bu türden şeyler, talepsiz olarak insanın samimî sa’y ve gayretine terettüp edebilir. O zaman kul “Rabbim bu Senden gelen bir armağandır.” der ve sevinç-endişe karışımı mülâhazalarla kabul eder. Ama bu mevzuda ona yakışan, daima bir vefa eri tavrıyla “Rabbim! Bende bir vefasızlık mı gördün ki şekerleme veriyorsun?” diyerek sadakat duygusunu bir kere daha kontrol etmesidir.

245