Allah (celle celâluhu), Hz. Vahşî’ye Müseyleme’yi öldürmeyi nasip etmekle onu vicdanî huzura erdirmek için bir fırsat hâsıl etmiş olabileceği gibi, Hz. Vahşî’nin hicranını mükâfatlandırmış da olabilir. Çünkü Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyururlar: “Ben bir gün rüyamda, elimde iki altın bilezik gördüm. Yine rüyamda onlara fazla bir ilgi göstermiştim. Allah Teâla hazretleri: ‘Onlara üfle!’ diye vahyetti, ben de üfledim, derken uçup gittiler. Ben bunları, benden sonra çıkacak iki yalancı ile yorumladım.” Râvi Ubeydullah, bu iki yalancıdan birisinin San’a’nın sahibi el-Ansî, diğerinin ise Yemâme’nin sahibi Müseyleme olduğunu söylemiştir.14 Allah Resûlü, Hz. Hamza’ya üzülmesinden daha fazla, dinin bir yalancı peygamber tarafından sarsılmasına karşı üzülmüştür. O açıdan Hz. Hamza’nın tasasını izâle eden el ile Müseyleme tasasını silen elin aynı olması çok önemliydi.
Zannım odur ki, âlemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz, diğer peygamberler gibi öbür âlemde hayatta olduğuna ve davasının seyrini temâşâ ettiğine göre, Müseyleme’den duyduğu tasayı onu öldürmek suretiyle Hz. Vahşî’nin izale ettiğini görmüş ve belki de vicdanen “Ey Vahşi! Hem amcamın tasasını, hem de dinim adına duyduğum tasayı unuttum. Artık bana görünebilirsin.” demiştir.
Dipnotlar
- 14 Buhârî, menâkıb 25, meğâzî 70, 71, tevhid 29; Müslim, rüya 21.