Şayet günümüz insanının idrakine hitap eden hakiki bir tefsir yazılması isteniyorsa, öncelikle, bütün ilim sahalarında engin bilgiye sahip olan uzman kişilerden müteşekkil bir heyet oluşturulmalıdır. Bu heyet, meseleleri evvelâ kendi içinde müzakere etmeli, usûl-i tefsir ve usûlüddin kıstaslarına göre neyin doğru neyin yanlış olduğunu kritiğe tâbi tutmalı ve ancak böyle bir kolektif şuurun onayı alındıktan sonra ortaya konan tefsir ve yorumlar kayda geçirilmelidir. İşte hem İslâmî ilimlere hem de pozitif bilimlere vâkıf uzman kişilerden oluşan böyle bir heyet teşkil edilebildiği takdirde, Allah’ın izni ve inayetiyle, yapılan bu tefsir çalışmasında fantezi ve lükslere girilmeyecek, sunî ve calî yorumlara gidilmeyecektir. Ümidimiz ve beklentimiz odur ki, gönülleri imanla dopdolu çağımızın ilim adamları bütün birikimlerini bir araya getirerek beklenen tefsir adına denmesi gerekli olan şeyi desin ve böylece günümüz Müslümanları olarak yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerim’e karşı göstermemiz gereken sadakat ve vefa da bir nebze ortaya konulmuş olsun.
99 Hicr sûresi, 15/22.
100 Bkz.: et-Taberî, Câmiu’l-beyân 14/20.
101 Fil sûresi, 105/5.
102 Bkz.: Muhammed Abduh, el-A’mâlu’l-kâmile 5/504.
103 Bkz.: Bediüzzaman, Sözler s. 271 (Yirminci Söz, İkinci Makam).
104 Bkz.: Bediüzzaman, Sözler s. 272-273 (Yirminci Söz, İkinci Makam).
105 Bkz.: Bediüzzaman, Sözler s. 268 (Yirminci Söz, İkinci Makam).