İçeriğe geç
20. Bölüm

Akl-ı Selimi Felce Uğratan İçtimaî Bir Hastalık: Taassup

Soru: Taassup ne demektir? Salâbet-i diniye ile taassubu birbirinden ayıran hususlar nelerdir?

Cevap: Arapça bir kelime olan taassup, işin önünü arkasını hesap etmeden sadece kendi anlayış ve kendi beğenisine göre meseleleri değerlendirme, akla uymayan ve dinin ruhuna ters düşen hususlarda bile inat ve temerrüt içinde bulunma ve Türkçemizde “dediğim dedik” sözüyle ifade edebileceğimiz tavır ve davranışlar sergileme demektir. Resûl-i Ekrem Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) bazı hadis-i şeriflerde bu tutumu, lügat itibarıyla “sinirlilik” mânâsına gelen “asabiyye” sözcüğüyle ifade etmiştir.126 Çünkü taassup, tamamen sinir ve hisler üzerine kurulan bir davranış şeklidir, dem ve damara dayanan, cismaniyet ve hayvaniyetten beslenen bir his ve duyuşun dışarıya vurmasıdır. “Tefe’ul” babından gelen bu kelime, türediği kip itibarıyla da tekellüf mânâsı ihtiva etmektedir. Bu yönüyle o, bir mevzuda ifrat derecede haksız yere inatta bulunma, ayak diretme, kendisi dışındakileri hiç sayarak kendi bildiğine gitme, mubsarât ve mesmûât âlemini görmezden ve duymazdan gelerek her şeyi kendi nefsine bağlama gibi mânâlara gelmektedir. Görüldüğü gibi taassup; mantık ve muhakemeden uzak, ihsas ve ihtisastan mahrum bir davranıştır. Bundan dolayıdır ki, mutaassıp birinin düşünce ve muhakemeyle hareket etmesi mümkün olmadığı gibi, vicdan mekanizmasının bir iç duyuşu olan ihtisaslara açılması da mümkün değildir. Türkçemizde, –nüansları bulunmakla beraber– taassup kelimesi yerine yobazlık, bağnazlık ve fanatizm kelimeleri de kullanılmaktadır.

İmana Engel Bir Faktör

147