İçeriğe geç

Aslında buna benzer hâdiseler yer yer günümüz dünyasında da yaşanmaktadır. Mesela siz, dininize, semavî değerlerinize ait hususiyetlerle kendinizi ifade etmek istediğinizde, bazıları hemen harekete geçer ve anlam veremediğiniz bir sertlik ve huşunetle sizi engellemeye çalışırlar. Hatta siz devletinizi, yeryüzünde muvazene unsuru olabilecek bir konuma ulaştırma adına plân ve projeler ortaya koysanız; ülkenizi, dünyanın en itibarlı, en müreffeh, en güçlü bir ülkesi durumuna getirme adına didinip dursanız; buna rağmen bir kısım insanlar, o güne kadar alışa geldikleri âdetlerine dokunduğunuzdan dolayı size engel olmaya çalışacak ve hakkınızda şöyle diyecektir: “Bunlar iktisadî faikiyet, ekonomik refah veya bu milleti zirveye taşıma bahanesiyle esasında bizim değerlerimize zarar vermek istiyorlar.”

Siz onların Marksist, Leninist, Stalinist vs. telakkilerine hiçbir şey demeseniz, onların ikonlarına ilişmeseniz dahi, sizin anlayış ve mülâhazalarınız toplum tarafından kabul gördüğünden, onlar kendilerini ihmale uğramış hissedecek ve sizin ortaya koyduğunuz bu faaliyetlerle kastî olarak onları ve onların benimsedikleri değerleri unutturduğunuzu düşüneceklerdir. Dahası, muhalfarz, siz bir merdiven bulup doğrudan doğruya Cennet’e ulaştıracak yollar açsanız; bir kısım insanlar yine de “Onlar bunu yapmakla bize ideolojimizi unutturmaya çalışıyorlar.” diyeceklerdir. İşte bu tavır ve davranışlar hamiyet-i cahiliyeden beslenen bir taassubun neticesidir.

Her Yere Sirayet Eden Korkunç Hastalık

149