Seyahat esnasında gevezeliğe düşmemek için yapabileceğimiz amelin serhaddi, açıp bir ilahi dinlemektir zannediyorum. Evet, dünyevî-uhrevî bir faydası olmayan, hizmete müteallik bulunmayan bir mevzuu konuşma veya Kur’ân ya da ilahi olmayan bir şeyler dinlemek suretiyle zihni meşgul etme –hiç kimse gönül koymasın– müsaadenizle ben bunların hepsine gevezelik der geçerim. Çünkü eğer Allah’ın adını gönüllere duyurma gibi yüce bir gaye için yola çıkmışsak o yolun bu şekilde tenvir edilmesi, nurlandırılması lazım. Yol bu suretle tenvir edilirken biz de tenevvür etmiş olacağız ve bu durum bizim mahiyetimize, heykelimize aksedecek. Ne biliyoruz belki de Allah (celle celâluhu) gittiğimiz yerde müessir olmayı bu ruhla seyahat etmemize bağlamıştır.
İşin Ruhunu Muhafaza ve Laubaliliğe Girmeme
Hizmete giderken laubaliliğe girmemek, işin ruhunu muhafaza adına hakikaten çok ehemmiyet arzetmektedir. Bazen tabiatı icabı ciddiyet ve konsantrasyon gerektiren bu türlü olumlu faaliyet ve hizmetlerde bile laubalilik olabilir. Meselâ rehavete kendinizi salar, küstahlık sayılabilecek bir edayla koltuğunuza yayılır, öyle bir ruh hâliyle gaza basar, bu arada bir de nefis ve hevaya hitap eden bir şeyler açıp dinlemeye durursanız –hafizanallah– kendi ruhunuzu öldürmüş olursunuz. Bu şekilde yapılırsa tenbih mahiyetinde –Allah korusun– başımıza bir gaile de gelebilir; gelebilir ve itab mahiyetinde şöyle bir hitaba maruz kalabiliriz: “Allah’ı, Peygamberi anlatmaya giderken böyle yüce ve kudsî bir işin bir mukaddimesi olması gerekmez mi?”