İçeriğe geç

“Allah Teâlâhazretleri, her şeyde iyiliği emretmiştir; öyle iseöldürürken (ölümü hak etmiş kimseleri) ihsan duygusu ile öldürün! (Birhayvanı) boğazlarken ihsan hissi ile boğazlayın (yani) bıçağınızı iyi bileyin ve keseceğinizhayvanınızı rahat ettirin!”5 buyurarak savaşma mecburiyetinde kalan; dini, toprağı, ırzı, namusu, istikbal ve hürriyeti için mücadele etme zorunluluğunda bulunan Müslümanları, harp meydanında, savaşın kızıştığı esnada dahi ihsan şuuruyla davranmaya çağırmış ve öldürmek için gelen ölümü hak etmiş hasma bile vahşice davranmadan, müsle yapmadan, işkenceden kaçınarak bu vazifenin yerine getirilmesini emretmiştir. Hadis-i şerifin devamında ise, hayvan boğazlarken dahi ihsan şuuru içinde davranılması telkin ediliyor. Meselâ bıçağın iyi bir şekilde bilenmesi neticesinde, hayvanın herhangi bir eziyet görmeden kesilmesi tavsiye ediliyor. Bütün bunlar bir Müslümanın kendi karakterini, şefkat ve merhametini ortaya koyması ve her işinde iyilik duygusuyla hareket etmesi gerekliliğini göstermesi açısından çok önemlidir.

İşte böyle bir dinin sâlikleri her yerde, her platformda bunu ortaya koymalıdırlar. Bu açıdan bizim sporcumuz, gerekirse yumrukla üzerine gelen rakibine dahi gül uzatmasını bilmelidir. Böyle bir davranış rakibi de yumuşatacak ve onun oyununu bozacaktır. Çünkü insan hasmının yüzüne güldüğünde, onun adaveti birdenbire muhabbet ve şefkate inkılap ediverir. Onun düşmanca duygularını insanî duygulara çevirmek bir başarıdır, bir zaferdir. Günümüzde bu yüksek duyguyu temsil edebilecek yüksek karakterli insanlara ihtiyaç vardır. Esasen cibilliyetimiz buna açıktır. Cibilliyet, karaktere nüvelik teşkil eden insandaki tabiî yapıdır. Önemli olan cibilliyetimizde bulunan bu duyguları işleye işleye, temrin yapa yapa tabiatımızın bir derinliği hâline getirmeye çalışmaktır.

328