İçeriğe geç

Cenâb-ı Hakk’ın, Nahl sûresinde süt, içki ve balı peşi peşine zikretmesi de sadedinde olduğumuz mevzuyu daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir. Âyet-i kerimelerde mealen şöyle denilmektedir: “Doğrusu sağmal hayvanlarda sizin için ibretler vardır: Zira size onların karınlarındaki işkembe ile kan arasından, hâlis bir süt içiriyoruz ki içenlerin boğazından âfiyetle geçer.Hurma ve üzümden hem sarhoşluk veren içki, hem de güzel gıdalar elde edersiniz. Şüphesiz bunda da aklını çalıştıran kimseler için alacak ibret vardır. Bir de, Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: ‘Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kurdukları çardaklardan kendine göz göz ev (kovan) edin. Sonra da her türlü meyveden ye de Rabbinin sana yayılman için belirlediği yolları tut!’ İşte, onların karınlarından da renkleri çeşit çeşit bir şerbet çıkar ki onda insanlara şifa vardır. Elbette düşünen kimseler için bunda da büyük bir ibret mevcuttur.”9

Üzerinde çokça tefekkür edilmesi gereken bu ilâhî beyan, aynı zamanda sarhoş edici içeceklerle ilgili olarak inen ilk vahiydir. Bununla içki henüz haram edilmemiştir; fakat, güzel rızkın karşısına konarak, dolaylı yoldan onun makbul bir içecek olmadığı anlatılmıştır.

Diğer taraftan, Resûl-i Ekrem Efendimiz rüyalardaki kötü sahnelerle alâkalı olarak, “Hoşunuza gitmeyen bir şey gördüğünüz zaman üç defa sol tarafınıza tükürün, üç kez deأَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِdeyin ve onu kimseye anlatmayın!” buyurmuştur. Çünkü, rüyayı anlatma ve tevil etme, onun yapılan yorum istikametinde gerçekleşmesi için davetiye çıkarma mânâsına gelmektedir. Âdet-i sübhaniye açısından, misal âlemine ait manzaralar iyi ya da kötü tevillerine göre gerçek hayatta cereyan etmektedir.

296