İçeriğe geç

Miraç Şehsuvarı’nın o kutlu seyahatini sadece misal âleminde yapılmış bir yolculuk olarak görmek çok yanlıştır; fakat, Miraç ile alâkalı hadis-i şeriflerde resmedilen levhaların misal âlemine ait bazı berzahî semboller taşıdığında şüphe yoktur. Resûl-i Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimiz o levhaların ve sembollerin mahiyet-i nefsü’l-emriyelerine, yani hakikatlerine muttali olmuştur; lâkin, onları ümmetine anlatırken bazı hikmetlere binâen yine o berzahî resim, remiz ve işaretleri kullanmıştır. İşte, süt de Resûl-i Ekrem’in ve ümmet-i Muhammed’in (aleyhissalatü vesselâm) üzerinde bulunduğu fıtrat-ı asliyeyi sembolize etmektedir. Rehber-i Ekmel, misal âlemi itibarıyla sütün fıtrata delâlet ettiğini bildiğinden dolayı onu seçip almıştır.

Ayrıca, Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) süt ile ilgili şöyle bir rüya anlatmıştır: “Uykuda iken bana bir kadehsüt getirildi. Ondan öyle içtim ve o kadar doydum ki, süte kandığımı tâ tırnaklarımın ucunda hissettim. Daha sonra artığımı Ömer İbn Hattab’a (radıyallâhu anh) verdim.” ashab-ı kiramın, “Yâ Resûlallah! Onu ne ile te’vîl ettin?” sorusu üzerine, Hikmetin Lisan-ı Fasîhi “İlim ile.” diyerek mukabelede bulunmuştur.

Demek ki, süt bir yönüyle fıtratın remzi olduğu gibi, diğer bir yönüyle de ilm u irfanın sembolüdür. Aslında, ilimden maksadın İslâm fıtratına ve yaratılış hikmetine uygun yaşamak olduğu düşünülürse, ilim ile fıtrat arasında da derin bir münasebet bulunduğu anlaşılacaktır. Bu açıdan, rüyada bir insana süt verilmesi ya da içirilmesi onun hem fıtrata çağrılması hem de ilâhî mârifet hâsıl edecek ilimle şereflendirilmesi demektir. Evet, misal âlemine göre süt, başlangıçtaki ilim ve mârifet ile neticedeki fıtrat ufkunu temsil etmektedir.

Süt, İçki ve Bal Arasındaki Tercih

294