Evrâd ü ezkârın mânâlarının anlaşılmasına gelince; tabiî ki, bir duayı, mânâsını da anlayarak okumak daha engin mülâhazalara açılmaya ve daha derin hislerle dolmaya vesile olur. Bazı ifadeler vardır ki, okuyan ya da dinleyen insanın yüreğini ağzına getirir. Hususiyle, Hak dostları daha önce kimsenin söylemediği ve hiç matbaa mürekkebi görmemiş sözler söylerler. Onlar aşk u iştiyaklarını, Allah’a karşı o kadar saygılı, üslûp itibarıyla o kadar ince ve Mevlâ-yı Müteâl’e o kadar lâyık bir eda ile seslendirirler ki, o ifadeler karşısında kalbinizin ritmi değişir, bayılacak gibi olursunuz ve kendinizi yere atarsınız.
Hazreti Şâh-ı Geylânî’nin Evrâd-ı Kudsiye’sini ilk defa okuduğum zaman bana çok tesir etmişti. Âdeta kendimden geçmiştim; Hazret’in Cenâb-ı Hak’la münasebetine, O’na içini döküşüne ve Rabb-i Rahim’e hitap ederken seçtiği kelimelere hayran kalmıştım. Hacı Kemal Efendi, duadan çok etkilendiğimi görünce hemen yanıma gelmiş ve “Hocam, size o kadar tesir eden dua hangisi?” demişti. Evet, gönlün sesi soluğu olan o sözler karşısında müteessir olmamak elde değildi.