Doğrusu, bu mevzuda kuşku duyanlar, kendi devletimizi de zan altında bırakıyorlar. Çünkü, bu okullar, kaç senedir normalin çok üstünde teftişler geçirdi ve menfi hiçbir şey olmadığı defalarca hem de devlet birimleri tarafından dile getirildi. Aslında, onlar da biliyorlar, bütün insaf dünyası ve hatta insafsızlar dünyası da biliyor ki; o okullar, o yurtlar, o pansiyonlar, değişik devirlerde, Şubat soğuğunun bütün şiddetiyle yaşandığı dönemde, saatsiz, vakitsiz, üst üste teftişlere maruz kaldı. Hatta bizim terbiye anlayışımıza yakışmamasına rağmen gece saat 01’de, 02’de, 03’te kız okullarına ve yurtlarına bile baskın teftişler düzenlendi; kızların yatakhanelerine girildi ve özel eşyaları, çamaşırları karıştırıldı. Fakat, senelerdir bu müesseselerde hiçbir suça rastlanmadı, hiçbiri hakkında hukukî bir kovuşturma açılmadı. O devlet aynı devletti; müfettişler de o devletin müfettişleriydi. Evet, yapılanlar da teftiş değil, bir mânâda baskındı. Bütün bunlar neticesinde bu müesseselerin temiz olduğu, hukukî çerçeveye uygun olarak faaliyet gösterdiği devlet kayıtlarına defalarca yazılmasına ve bu raporların halen mevcut olmasına rağmen dedikodular bitmemişse bu işte bir kin ve haset var demektir ve bu insafsızlıktır. Hâlâ bir insanın, utanma hissini yitirmişlikle kalkıp bu mevzuda bir tereddüt ortaya atması ve araştırma istemesi Lenin dünyasında, Stalin ülkesinde dahi olmamış bir şenaattir.
Yine Gelecekler…