İçeriğe geç

Evet, meseleyi analiz ederek ele almak lazım. Bahis konusu olan söz seyr u sülûk-i ruhânîde yörünge birliğinden dolayı bir iltibas mı? Çevrenin hüsnüzannından kaynaklanan bir yanılma mı? Çevrenin bu iltibasına tercüman olmak mı? Yoksa gerçekten o insan kendisini “vazifeli” mi zannediyor? Eğer öyle zannediyor ve bununla Mehdiliği kastediyorsa bu bir dalâlettir. Mesihiyet iddiasında bulunuyorsa, o da küfürdür. Hiç kimse, “Ben Mesih’im” diyemez. Çünkü Hazreti Mesih gelmiş, içimizden ayrılmış ve gitmiştir. Peygamber olarak gitmiştir. Birisinin kalkıp da, “Mesih’im” demesi peygamberlik iddiası olur, dolayısıyla da küfürdür. Hazreti Mesih de kendisine “Ben peygamber değilim.” deseydi o da aynı çukura düşerdi. Tehlikeli şeyler bunlar.. Peygamber “peygamber değilim” diyemez. Peygamber olmayan da “peygamberim” diyemez.. Öyleyse peygamber, peygamberliğini inkâr edemediği gibi, onu ifade etme mecburiyetinde olduğu gibi; o meselenin şemmesini duymamış, reşhasına şahit olmamış, onu ihsâs etmemiş bir insanın kalkıp o iddiada bulunması da aynen küfürdür. Bu açıdan da, bir insan Ehl-i Sünnet çizgisinde ise, mişkât-ı nübüvvet altında yürüyorsa, hiçbir zaman böyle bir iddiaya kalkmayacaktır.

36