Aslında mezarlarda Kur’ân okunacağına dair kesin bir dinî hüküm yoktur. Selef-i sâlihînden bazılarının kabir ziyareti sırasında Yasin ve Mülk sûrelerini okudukları rivayet edilir. On bir defa ihlâs okunabileceğini de Hedyu’n-Nebî gibi bazı kitaplarda görmüştüm. Oralarda insanları tembihe matuf genel manzara ve atmosferi değerlendirerek bir iki söz söyleme matlup olsa da, kabristanda konuşulacağına ve nutuk atılacağına dair bir şey de yoktur dinimizde. Günümüzde olduğu gibi nutuk atmalar, saygısızca bağırıp çağırmalar, çığlıklar, dua yapıyorum diye millete Peygamber’in ağuşunda yer ayırmalar ve insanın en ciddî olması gerektiği yerde küstahlıktan başka bir şey ifade etmeyen çirkin davranışlar yoktur.
Peygamber Efendimiz’in zaman zaman kabir ziyaretinde bulunduğunu ve oradaki davranışını hadis kitaplarında görüyoruz. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, kabristana uğradığında mezarlara dönerek “Esselâmu aleyküm (selâm üzerinize olsun) ey kabir halkı! Allah sizi de bizi de mağfiret buyursun. Sizler bizim seleflerimizsiniz. Biz de arkanızdan geleceğiz.”11 buyuruyor.
Hz. Ali (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Biz bir cenaze vesilesiyle Bakîu’l-Ğarkad’da idik. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm çıkageldi ve yanımıza oturdu. Biz de etrafında (halka olup) oturduk. Elinde bir çubuk vardı. Çubuğuyla yere bir şeyler çizmeye başladı. Sonra “Sizden kimse yok ki, şu anda Cennet veya Cehennem’deki yeri yazılmamış olsun!” buyurdular. Cemaat “Ey Allah’ın Resûlü!” dedi. “Öyleyse hakkımızda yazılana itimat edip ona dayanmayalım mı?” “Çalışın” buyurdular. “Herkes kendisi için yaratılmış olana erecektir.Cennetlik olanlar, saadete götüren amelde muvaffak olacaktır. Şekâvet ehli olanlar da şekâvete götüren amelde muvaffak olacaktır!”12
Dipnotlar
- 11 Tirmizî, cenâiz 59; et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr 12/107.
- 12 Buhârî, cenâiz 83, tefsîru sûre (92) 6; Müslim, kader 6.