Bu açıdan kendi iffetlerine toz kondurmak istemeyen insanlar başkalarının iffetlerine karşı da dikkatli olmalıdırlar. Zaten umumî bir perspektiften meseleye baktığımızda, emniyet ve selâmetin temsilcisi bir mü’minin, kendi ırz ve namusunu koruma mevzuunda gösterdiği hassasiyeti başkalarının ırz ve namuslarını koruma mevzuunda da göstermesi gerektiği anlaşılır. Bu yaklaşıma göre bir mü’min sadece, “benim ırzım”, “benim namusum”, “benim iffetim” veya “hayat arkadaşım” dememelidir. Zira birisi benim hayat arkadaşımsa, öbürü de benim bacım, ablam, kızım veya teyzemdir. İşte bu duygu ve düşüncelerle hareket eden bir insan –hafizanallah– katlanmış olarak kendisine geriye dönecek yanlışlıklara girmez, başkalarının iffet ve namuslarıyla oynamaz, hiç kimseye kem gözle bakmaz.
Yaşını Başını Almış İnsanlar Dahi…