Bundan dolayı kanaatimce bilim sahasında yapılan bir yarışmada ceht ve gayret gösteren her çalışma takdir ve taltif edilmeli, hiç kimse eli boş geriye gönderilmemelidir. Meselâ bir bilim veya dil olimpiyadında yarışma yapıyor; birinciye altın, ikinciye gümüş, üçüncüye onz madalya, dördüncüye de mansiyon veriyorsunuz. Bence ödüllendirmede yeni yeni isimler bulup ceht ve gayrette bulunan herkesi mükâfatlandırmak lâzım. Şahsen, bu tür yarışmalarda başarılı olan arkadaşlar yanıma geldiklerinde imkânım neye elveriyorsa mutlaka onları mükâfatlandırma niyeti içinde olduğumu söyleyebilirim. Evet, ortaya koydukları başarılarından dolayı onları mesut edecek şekilde niye bu insanları kucaklamayacaksınız ki? Meselâ onlara: “Dünyanın önde gelen şu üniversitesine git, kayıt ol. İster yüksek lisans, isterse doktora eğitimi yap. Ben senin bursunu tekeffül edeceğim.” diye niye teşvikte bulunmayacaksınız ki? Bu ve benzeri mükâfatlarla onlar mutlaka iltifata tâbi tutulmalı ve böyle bir iltifatla onların mârifetlerini döktürmelerine imkân ve zemin hazırlanmalıdır. Zannediyorum istenen seviyede bir elit ve entelektüel sınıfın yetiştirilmesi adına eğitim yuvalarında ihmal gören hususlardan bir tanesi de budur. Bu sebeple takdir, taltif ve teşvik dinamikleri işletilmeli ve böylece yıllardır ihmal edilen bu mesele telâfi edilmelidir.