Hadis-i şerifin sonunda Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) إِنَّ اللّهَ يُحِبُّ التَّوَّابِينَ وَيُحِبُّ الْمُتَطَهِّرِينَ“Şüphesiz Allah, çokça tevbe edenleri ve tevbeedip tertemiz olanları sever.”6 âyetini okuyor. Bu âyet-i kerimede maddî-mânevî kirlerden arınmanın Allah’ın sevgisine mazhar olabilmek için önemli bir vesile olduğu ifade buyurulmaktadır. “Çokça ve derince tevbe edenler” şeklinde dilimize aktarabileceğimiz اَلتَّوَّابِينَ lafzı, kullanıldığı kip itibarıyla mübalağa ifade etmektedir. Yani onlar, tevbe mevzuunda çok ciddi bir azim ve cehd ortaya koyar, yaptıkları işi bütün benliklerinde duyar, onu kalb heyecanları ve gözyaşlarıyla soluklar ve bunu bir kez değil, her hataya düştüklerinde, işledikleri günahları her hatırlayışlarında yerine getirir; getirir ve tevbe kurnalarına koşarak tertemiz hâle gelirler, demektir.
Soru: Günahlarınçirkin yüzünü gösterip insanları tevbeye özendirirken muhatapları ümitsizliğesevk etmemek için dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?
Cevap: Bu konuda çocuklarla mükellefleri birbirinden ayrı değerlendirmememiz gerektiği kanaatindeyim. Şöyle ki, çocuklarda daha çok imrendirici olmalı, meseleleri recâ duygusuna bağlı götürmeli ve tebşir yörüngeli hareket edilmelidir. Günah ve azapla korkutmak yerine, onlara, yapacakları güzel amellerin ahiretteki tezahür ve güzel sonuçları dile getirilmelidir. Bu istikamette öncelikle Allah ve Peygamber sevgisi aşılanmalı, onun akabinde bu sevginin kendilerine ahirette kazandıracağı mükâfatlar anlatılmalıdır. Hâsılı çocuklar için sevgi, tergib, teşvik ve tebşir esas alınıp ona göre hareket edilmelidir.
Dipnotlar
- 6 Bakara sûresi, 2/222.