Sadece ailede değil, bulunduğumuz her yerde insanlara kitap okumayı tavsiye etmeli, sevdirmeliyiz. Özellikle kendi düşünce dünyamızdan dem vuran, ruh ve mânâ köklerimizle irtibatlı eserlerin okunmasını sağlamalıyız. Yabancılaşma ve başkalaşmanın önüne geçmenin en önemli yolu budur.
Dijital Dünyanın Handikapları
Dijital dünya insanlara okumaya alternatif bir dünya sunarken klasik anlamda kitap okuma alışkanlığını negatif şekilde etkilemeye başladı. Toplum olarak bu badirenin nasıl aşılması gerektiği üzerinde kafa yormamız ve insanları yeniden okumaya, düşünmeye, müzakere etmeye yönlendirmemiz gerekiyor. Her ne kadar bilgisayar, telefon ve internet sayesinde insanlar bilgiye daha kolay ulaşıyor olsa da kolay ulaşılan bilgilerin zihinde yer etmesi daha zordur. Dolayısıyla kitap okuma alışkanlığı kazandırma günümüz dijital dünyasında da önemini koruyor.
İnsanın eline kitabını alıp önemli gördüğü yerlerin altını çizmesi, gerektiğinde kenarına notlar alması, tasvip etmediği fikirlerle ilgili mülâhazalarını kaydetmesi, okunanların daha iyi anlaşılması ve hazmedilmesi adına çok önemlidir. Zira okumaktan maksat, anlamak ve zihin açısından zenginleşmektir. Bu da ancak belirli bir emek ve ceht ortaya koymaya bağlıdır.