İçeriğe geç

Kitap okuma, sadece herhangi bir ilim dalında ihtisas sahibi olan kişilerin yapması gereken bir aktivite değildir. Bilakis herkesin seviyesine göre mutlaka kitap okuma alışkanlığı edinmesi gerekir. Biz öncelikle hava, su, besin gibi ruhumuzun ihtiyaç duyduğu temel kitapları okumalıyız. Mesela ibadetlerimizi doğru yapabilme, dinimizi doğru yaşayabilme adına ilmihal bilgilerini çok iyi öğrenmeliyiz. Ayrıca ahlâka ve muamelata dair meseleleri iyi bilmeli, Kur’ân hakkındaki malumatımızı artırmalı, Efendimiz’in (sâllallahu aleyhi ve sellem) nurefşan (etrafa ışık saçan) beyanlarına muttali olmalıyız. Hangi işle meşgul olursak olalım, yaptığımız işlerin İslâm’ın muhkematına uygunluğunu test edebilecek ölçüde dinimizi bilmek zorundayız.

Bütün bunların yanında tebliğ ve irşat kahramanları inandıkları hak ve hakikatleri doğru bir şekilde başkalarına nakletmek, dünya görüşlerini ve hayat felsefelerini ikna edici bir üslupla muhataplarına şerh etmek istiyorlarsa inandıkları değerler hakkında çok daha doyurucu bilgiye sahip olmak zorundadırlar. Ayrıca içinde yaşadıkları zamanın rüzgârını arkalarına almasını bilmeli ve çağın ihtiyaçlarına cevap verebilmelidirler. İşte bu da ancak ciddi bir okuma seferberliğiyle mümkün olabilir. Her şey dar bir dairede başlar, merkezde çok küçük bir açı şeklinde kendini hissettirir fakat muhit hattında çok büyük bir mesafeye dönüşür. Siz elli kişiyle bir işe başlarsınız. Bir süre sonra bakarsınız ki o elli kişi bin kişiye ulaşmış.

Öte yandan bir ailede anne-baba kitap okumuyorsa, hususi bir inayet olmadığı takdirde, çocukların okuması beklenilemez. Âdeta genetik bir kod gibi anne-babanın tavır ve davranışları çoğu zaman çocuklara da akseder. Maalesef günümüzde anne-babalar okumaya ehemmiyet vermedikleri için çocuklar da okumuyor. Mutlaka bu boşluğun doldurulması, bu arızanın tamir ve telafi edilmesi gerekir.

27