İçeriğe geç

Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) üçüncü olarak, doyma bilmeyen nefisten Allah’a sığınıyor. Nefis, yeme içmeye, gezip eğlenmeye düşkün yaratılmıştır. Obur insanlar gibi doyma bilmeyen bir iştahla yiyen, sürekli “hel min mezîd” (daha yok mu) diyen ve ne verirseniz verin yine de açgözlülüğünü sürdüren bir nefis, kendisinden Allah’a sığınılacak bir beladır. İnsan, nefsin heva ve heveslerini tatmin etmek için yaratılmamıştır. Onun aslî vazifesi ibadettir, kulluktur. Kâinatta yiyip içen, yan gelip kulağı üzerine yatan o kadar çok mahlûk vardır ki bu alanda insan gibi donanımı en yüksek seviyedeki bir varlığa lüzum yoktur.

Allah’ın, ahsen-i takvime mazhar ettiği insanın, bu mükemmel yaratılışla beraberinde getirdiği bir kısım sorumlulukları olmalıdır. Kur’ân, bu sorumlulukları yerine getirmeyen insanların hayvandan da aşağı bir derekeye düşeceklerini haber verir.11 Çünkü kıymetli bir şeyin bozulması, alelâde bir şeyin bozulması gibi değildir. Ne kadar lütufla serfiraz iseniz, bunların kadrini bilmediğiniz takdirde, mazhar olduğunuz lütuflar ölçüsünde ceremeye maruz bırakılırsınız. Harem odasına alınmışsanız, oranın erkânına riayet etmediğiniz takdirde sizi lobide de bırakmaz kapı dışarı ederler. Aynen öyle de, insan tefessüh ettiği vakit düz bir zeminde kalamaz, derin bir çukura düşer.

4. İcabet Edilmeyen Dua

16