Netice itibarıyla, ilimde asıl olan, pratiğe dökülerek onun faydalanılır hâle getirilmesidir. Allah Resûlü böyle olmayan ilimden Allah’a sığınmıştır.
2. Ürpermeyen Kalb
O’nun (sallallâhu aleyhi ve sellem) Allah’a sığındığı ikinci şey, huşûu olmayan kalbdir. Huşû, insanın Allah karşısında iki büklüm olması, Allah’ı andığı zaman kalbinin ürpermesi ve tepeden tırnağa onda bir ihtizaz hâsıl olması demektir. Esasında, اِنَّمَا يَخْشَى اللّٰهَ مِنْ عِبَادِهِ الْعُلَمٰؤُٓ۬ا“Ancak âlimler Allah’tan hakkıyla haşyet duyarlar.”10 âyetinin de açıkça bildirdiği üzere ilim, Allah’a karşı haşyeti gerektirir. Fakat buradaki ilim salt nazarî bir ilim olmadığı gibi, âlim de sadece nazarî bilgiye sahip kişi değildir. Bilgisinin gereğine göre bir hayat yaşamayan, bildikleriyle amel etmeyen kimsenin bir yönüyle cahilden farkı yoktur.