İçeriğe geç

Yeri gelmişken burada antrparantez ifade etmek gerekir ki Hz. Ömer sayesinde kelime-i şehadeti duyan, Müslümanlıkla müşerref olan, izzet kazanan ve ufukları açılan bir coğrafyanın bir kısım ahalisi, Hz. Ömer’e karşı çok ciddi bir düşmanlık beslemektedirler. Kadirşinaslık yapıp, vefalı davranıp ona karşı minnet duygularıyla dolu olacaklarına, öteden beri ağza alınmayacak hakaretler yapmayı ona reva görmektedirler. Hz. Ömer’in çaba ve gayretleri olmasaydı kim bilir belki de onlar ateşe tapmaya, hurafelere inanmaya, bâtıl itikatlara sahip olmaya devam edeceklerdi. Keşke şöyle veya böyle yaşadıkları Müslümanlığı Hazreti Ömer eliyle elde ettiklerini bilseler ve azıcık kadirşinas olabilselerdi!

Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) bu âyetin emri gereğince tohum atmış ve arkasına bakmadan gitmişti. Allah’ın izni ve inayetiyle o tohumlar önce fidelere dönüşmüş, sonra da sağa sola uzanan çınarlar hâline gelmişti. İslâm’a düşmanlığıyla bilinen Karl Marx bile Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) ektiği o tohumlardan meydana gelen yirmi tane devletten bahseder. Efendimiz’den sonra nice toplumlar, milletler ve devletler O’nun ekmiş olduğu bu tohumlar sayesinde çok farklı ve yepyeni bir felsefe, düşünce tarzı ve dünya görüşünü temsil etmeye başladılar. Efendimiz’in insanlığa takdim ettiği semavî değerler, bağrında nice âlimler, edebiyatçılar, sanatçılar, komutanlar, devlet adamları yetiştirdi ve bunlar insanlığın kaderini değiştirdiler.

14