İçeriğe geç

Biraz daha açarak şunları da ilâve edebiliriz: Sen, bu tür hesapların üzerinde çok durma. Şöyle yaparsam şunlar meydana gelir, şunu yapınca sonrasında bu olur vs. deme. Kendini bu türlü hesaplarla meşgul etme. Sen kendini sorumlu olduğun vazifenin hesabına sal ve konumunun hakkını ver. İçinde bulunduğun şartlar itibarıyla nelerin realize edileceğine odaklan ve bunları gerçekleştirmeye çalış. Sen ruhunun ufkuna yürüdükten sonra ekstradan ne lütuflar ne sürprizler olacak! Sen gittikten sonra arkadan kaç tane devlet kurulacak, kaç tane bâtıl düzen hâk ile yeksan olacak. Fakat bütün bunların hesabını Sen yapmamalısın. Bunlar Allah’ın defterinde yazılı olan hususlar. Sen kendi defterinin hesabını tut.

Tarihî hâdiseler de âyet-i kerimenin bu mânâsını tasdik etmiştir. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) hayat-ı seniyyelerinde tohum atmış gitmiştir. Zira O (sallallâhu aleyhi ve sellem) ruhunun ufkuna yürüdüğü zaman, henüz sınırlı bir bölgede kabul edilmişti. Sâsânî ve Doğu Roma imparatorlukları, biri batıda, biri de doğuda hâlâ gücü ellerinde tutmaya ve dünyaya söz geçirmeye devam ediyordu. Onların himayelerine girmiş, tesir alanında kalmış çok sayıda devlet ve kabile vardı. Fakat Allah’ın izni ve inayetiyle İnsanlığın İftihar Tablosu’nun ekmiş olduğu tohumlar sayesinde kısa sürede Müslümanlar da bir güç olarak ortaya çıkmış, İslâm’ın güneşi, bu imparatorlukların etki alanlarında da kendini göstermişti.

13