İ’lâ-i kelimetullah yolunda koştururken metafizik gerilimin muhafaza edilmesi ve kıvamın korunması da çok önemlidir. Mevsimlerin olumsuzluklarına takılmadan her zaman canlı kalabilmeliyiz. Ne kışların dondurucu soğukları ne de çölün kavurucu sıcakları karşısında hiç solmamalı ve renk atmamalıyız. أَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلاً كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرَةٍ طَيِّبَةٍ أَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِي السَّمآَءِ تُؤْت۪ٓى أُكُلَهَا كُلَّ حِينٍ بِإِذْنِ رَبِّهَا“Allah’ın verdiği misale dikkat et: Güzel söz, kökü yerin derinliklerinde sabit, dalları ise göğe doğru yükselmiş bir ağaç gibidir, Rabbinin izniyle her zaman meyve verir.”112 âyet-i kerimesinde ifade edilen ağaç gibi dört mevsim revnakdarlığımızı koruyabilmeli ve sürekli meyve vermeliyiz.
Şunu da belirtmek gerekir ki, kazanımları korumak, başta onları elde etmekten daha zordur. Çaba ve gayretlerinizle ciddi bir müktesebata sahip olabilirsiniz, marifetullah ve muhabbetullah noktasında belirli seviyeleri ihraz edebilirsiniz. Fakat daha sonra makam ve mansıp gibi başınızı döndürecek şeyler karşınıza çıkabilir. Maruz kalacağınız bir kısım baskı ve zulümler karşısında yol ve yön değiştirebilirsiniz. Korku damarıyla bazı değerlerinizden bir takım tavizler verme durumuyla karşı karşıya kalabilirsiniz. Rahata düşkünlük ve tenperverlik gibi illetlerin pençesine düşebilirsiniz. Haset, çekememezlik ve kıskançlık gibi duygular araya girebilir. Bütün bunlar da kıvam kaybına sebep olabilir. Bu açıdan, kaymadan, sürçmeden, düşmeden ve çürümeden sürekli başağa yürüyen rüşeymler gibi canlı kalabilme çok önemlidir.