Hâsıl-ı kelam, bütün bu hususiyetleri ve derinlikleri itibarıyla Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) insanlığa anlatılması ve sevdirilmesi bize düşen en önemli bir görevdir. Zira O’nun sevdirilmesi aynı zamanda Allah’ın sevdirilmesi demektir. O’na yönelen insanların Allah’a yönelmemesi düşünülemez. Allah’a giden yollar O’ndan geçer. O’nun için “köprü” kelimesini kullanmak bir saygısızlık olacağından, “geçiş noktası” veya “vesile” diyebiliriz. O’na kadar ulaşan, O’nun nuranî iklimine eren insanlar Allah’a da ulaşmışlar demektir. O’na ulaşmayan, O’nunla buluşmayan, O’nun nurefşan atmosferini teneffüs etmeyenlerin Allah’a ulaşmaları da çok zordur.
99 Aliyyülkârî, el-Esrâru’l-merfûa, s.385; el-Aclûnî, Keşfü’l-hafâ 2/214.
100 Bediüzzaman, Mektubat, s. 105. (On Dokuzuncu Mektup, Dördüncü Nükteli İşaret).
101 Bediüzzaman, Mesnevi-i Nuriye, s. 76 (Hubab).
102 Bkz.: el-Bûsîrî, Dîvânü’l-Bûsîrî, s.242 (Kasîde-i Bürde).
103 Bkz.: et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-evsat 6/313-314; Kadı Iyâz, eş-Şifâ 1/173-174.