İçeriğe geç

Pek çok alanda olduğu gibi ruh konusunda da İmam Gazzâlî, hem kadim filozofların düşüncelerini hem Kindî, Fârâbî, İbn Sina gibi seviyeli düşünürlerin felsefelerini hem de eski felsefenin yeni çırakları sayılan Mutezile’nin fikirlerini temelden sarsmış ve Eş’arî mektebi çizgisinde Ehl-i Sünnet’e yepyeni bir tetebbu sahası açmıştır. Onun “Kitabu tesviyeti’r-ruh”, “Kitabü’l-Maznûn”, “Kimya-i saadet”, “Usûl-i erbaîn” ve “Tehafütü’l-felâsife” gibi telifatı, eski-yeni onun çarpık saydığı bütün düşüncelere karşı mücadelesinin sesi-soluğu, “İhyau ulûmi’d-din” eseri ise Ehl-i Sünnet anlayışını, yaşadığı çağın üslûbuyla yeniden bir kere daha hatırlatmanın nefesleri gibidir. Bu son eserinde İmam, nazariyattan daha çok ibadet ü taat, ihlâs ve münkerattan içtinabı işler; tezkiye-i nefis ve tasfiye-i kalb üzerinde yoğunlaşır.

İmam Gazzâlî’nin, yukarıda isimlerini zikrettiğimiz eserlerinde “İlmü’r-Ruh” unvanıyla psikoloji oldukça önemli bir yer işgal eder. O, سَنُر۪يهِمْ اٰيَاتِنَا فِي الْاٰفَاقِ وَف۪ۤي أَنْفُسِهِمْ حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَهُمْ أَنَّهُ الْحَقُ“Biz ileride onlara hem âfâk hem de kendi nefislerinde delillerimizi göstereceğiz de, Kur’ân’ın (veya onun anlatmak istediği şeylerin) hakkın ta kendisi olduğu anlaşılacak.”7 âyeti ve وَفِي الْأَرْضِ اٰيَاتٌ لِلْمُوقِن۪ينَۙ۝وَف۪ۤي أَنْفُسِكُمْۘ أَفَلَا تُبْصِرُونَ“Yakîne açık ruhlar için yeryüzünde nice deliller vardır; nefislerinizde ve kendi özlerinizde de. (Bu açık hakikati) hâlâ görmeyecek misiniz!”8 ilâhî fermanı.. ve aynı istikamette Efendimiz’den (sallallâhu aleyhi ve sellem) şerefsudur olmuş hadislere dayanarak ısrarla nefis üzerinde durur ve tetkikatını da büyük ölçüde bu istikamette yürütür.

166