İçeriğe geç
Hiç kalır mı zıll-i zulmetten eser..!
Gerçi burda remzeder bazı zevât
Berk-i Zât’ı zannederler aynı Zât…

Haddizatında böyle bir yaklaşım, asliyetle zılliyeti birbirine karıştırma ve zevkî, hâlî, vicdanî bir temâşâyı, Zât-ı Hakk’ı müşâhede sanmaktır ki, bu da apaçık bir iltibas demektir. Aşağıdaki mısralar, böyle bir iltibasdan sızmış küçük bir iki katredir:

گَر دُو چَشم حَق شِنَاس آمَد تُرَا……دُوست پُربِين عَرصَهِء هَر دُو سَرَا
غَرِيقِ دَريَايِم اَگَرچِه قَطرَه ايِـم……جُملَهءِ شَمسِـم اَگَرچِه ذَرَّه ايِم

“Eğer sana, Hakk’ı tanıyan iki göz verildiyse, iki cihanı da Dost’la dolu gör! Biz her ne kadar katre isek de garîk-i deryayız.. her ne kadar zerre olsak da bütün bir güneşiz.”

اَللّٰهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقًّا وَارْزُقْنَا اتِّبَاعَهُ، وَأَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلًا وَارْزُقْنَا اجْتِنَابَهُ،
وَصَلِّ وَسَلِّمْ عَلٰى رَسُولِكَ الْمُجْتَبٰى وَاٰلِه۪ وَأَصْحَابِه۪ ذَوِي الْقَدْرِ وَالْوَفَاءِ.
108