Bilâl-i Habeşî ve diğer ashab-ı kirâm efendilerimizin de bu mülâhazayı ifade eder güzel sözleri vardır: غَدًا أَلْقَى الْأَحِبَّةَ مُحَمَّدًا وَصَحْبَهُ“Yarın ben dostlara; Hazreti Muhammed ve ashabına kavuşacağım.”3 sözleri sadece onlardan bir tanesi.
Kalakın zirvedeki sultanı da yine Hazreti Ruh-u Seyyidi’l-Enâm’dır ki; dünya bütün ihtişam ve debdebesiyle ayağının ucuna kadar geldiği bir dönemde O, vazifesini bitirmiş ve iştiyakını ifade etme kertesine gelmiş ulaşılmaz bir Şâhika İnsan olarak; 4اَللّٰهُمَّ الرَّف۪يقَ الْأَعْلٰى diyerek mahbubiyet makamının gereğini yerine getirme arzusuyla bütün bütün Mahbûb-u Mutlak’a yönelir ve nüzûller, urûclar silsilesinin son halkasını mahbubiyet ve Muhammediyet’in mahviyet ve Ahmediyet’e intikaliyle noktalar.
Dipnotlar
- 3 Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 3/105, 223, 262; en-Nesâî, es-Sünenü’l-kübrâ 5/92.
- 4 Buhârî, fedâilü’s-sahabe 5, meğâzî 83-84, merdâ 19; Müslim, selâm 46.