İçeriğe geç

şey okusan, Sen ve ümmetinin fertleri her ne iş yapsanız, siz o işe dalıp gittiğinizde, mutlaka Biz her yaptığınızı görürüz.”161

Allah her hâlimize nigâhban, her sözümüzü işitiyor, bu sözlerin ne kadar tavır ve davranışlarımıza aksettiğini, bizde nasıl bir tesir meydana getirdiğini görüyor. Dilimizden dökülen zikirlerin kalbimizle ne kadar alâkası olduğunu biliyor. Bu sebepledir ki bir mümin riyaya, süm’aya, sûri ve şeklî davranışlara baş kaldırmalı, ilan-ı harp etmelidir. Bilmelidir ki; insana nispeten cansız bir heykelin durumu neyse, hakiki ibadete nispeten ruhsuz ibadetlerin durumu da odur. Bu açıdan bir müminin Allah’a yönelttiği her söz, onun kalbinin derinliklerinden kopup gelmelidir. Öyle ki kişinin, ibadet ü taat esnasında âdeta kalbi çatlayacak hâle gelmelidir. Bununla birlikte, hâl bilmez, yol bilmez insanlara sır vermeme adına da kalbini baskı altına almalıdır.İşte üns billaha giden yol…

242