İçeriğe geç
34. Bölüm

Din Muameledir

DİN MUAMELEDİR

Kur’ân-ı Kerim, onlarca âyetinde iman ve salih ameli birlikte zikreder. Bu âyetlerde, imanın hemen ardından söz amele gelir. Demek ki tek başına nazarî Müslümanlık yeterli değildir. Amelî Müslümanlığa ihtiyaç vardır. Yani mümin, sıkı bir şekilde iman esaslarına bağlı kalan ama orada kalmayan, sağlam imanının yanı sıra daima güzel şeyler yapan, söyleyen, güzel bir çizgi takip eden insandır. Her meselede olduğu gibi bu konuda da rehberimiz öncelikle İnsanlığın İftihar Tablosu (sallallâhu aleyhi ve sellem), ardından da başta Hulefa-i Raşidin olmak üzere O’nun güzide ashâbıdır. Nebiyy-i Ekrem buna şu şekilde dikkat çeker: ِفَعَلَيْكُمْ بِسُ نَّتي وَ سُ نَّةِ الْخُلَفَاءِ الرَّاشِ دِ ينَ الْمَهْدِ يِّينَ عَضُّ وا عَلَيْهَا بِالنَّوَ اجِ ذBenim yolumu ve doğru yolda olan Râşit Halifelerin (Benden sonra gelecek ve aynen benim yolumu, rüşd yolunu takip edecek kimselerin) yolunu yol edinin. Bu yolu, azı dişlerinizle tutar gibi sımsıkı tutun.”131

Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) amel konusunda nazarlarımızı, sünnet-i seniyesinden sonra Râşit Halifelere çevirmesi ve onların yoluna sımsıkı tutunmamızı emretmesi çok önem-

194