Cebri Hicret ve Cihat
CEBRÎ HİCRET VE CİHAT
İhtiyarî Hicret
Kur’ân-ı Kerim, pek çok âyet-i kerimede hicret üzerinde durur; hicreti emreder, hicret eden müminleri metheder. Zira İslam davasının etraf-ı âlemde neşvünema bulması adına hicretin çok önemli bir fonksiyonu vardır. Hicret edenler, gittikleri yerlerde farklı insanlarla münasebete geçebilir, önemli açılımlara vesile olabilirler. Nitekim Kur’ân’ın konuyla ilgili emirlerini çok iyi anlayan sahabe-i kiram atın, katırın, devenin sırtında uzak diyarlara göç etmiş ve gittikleri yerlerde mübarek dinlerini, değerli kültürlerini, dinî düşüncelerini bayraklaştırmak için âdeta yarış yapmıştır. Onlardan sonra nice hak dostları, nice mürşitler çadırlarını bineklerinin üzerine yüklemiş, farklı diyarları gezmiş ve gittikleri yerlerde irşat vazifelerini eda etmişlerdir. Aylarca süren meşakkatli yolculuklar, yolculukta karşılaşacakları tehlikeler onları ruhlarının ilhamlarını, yüce değerlerini başkalarına ulaştırmaktan alıkoymamıştır. Onların bu ceht ve gayretleri sayesindedir ki Müslümanlık, kısa bir zaman dilimi içinde geniş bir coğrafyaya yayılmıştır.