İçeriğe geç

Hem sahabe-i kiram hem de onların yolundan giden hak dostları hiç durmamış, hep hareket hâlinde olmuşlar. Çünkü biliyorlardı ki –tıpkı merkezkaç kuvvetiyle düşmekten kurtulan nesneler gibi– düşmeyip ayakta kalmaları, hareket etmelerine bağlıydı; durdukları zaman düşer, dökülürlerdi. Döküldüklerinde ise ayaklar altında kalır, ezilirlerdi. Tıpkı günümüzde İslam dünyasının hâl-i pürmelâli gibi. Dökülmemek için hareket etmek gerekir.Günümüzün karasevdalıları da aynı duygu ve düşüncelerle dünyanın farklı ülkelerine açıldılar. Gittikleri yerlere kendi değerlerini, kültürlerini götürdükleri gibi, oralardan da alacaklarını aldılar, kültürlerini daha bir zenginleştirdiler. Çok önemli oluşumlara, açılımlara vesile oldular. Gittikleri ülkelerde hüsnükabullerle karşılandılar. Farklı farklı anlayıştan insanlarla görüşüp kaynaştılar. Dostluk köprüleri kurdular. Bütün bunlara “ihtiyarî hicret” diyebiliriz.Maalesef hizmet erlerinin dünyanın dört bir yanına açılmasını, yaptıkları faaliyet ve projelerin alkış ve takdirle karşılanmasını çekemeyen “hasût”lar oldu. Arapçada mübalağa mânâsı ifade eden bu kelimeyi özellikle kullanıyorum. Çünkü onlara hâsit (hasetçi) demek hafif kalır. İşte bu hasûtlar ki böyle bir açılımı kösteklemek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar, hâlâ da yapıyorlar. Hizmet gönüllülerinin kendi kültürel değerlerini, dillerini öğretmeleri, içinde yaşadıkları toplumlarla kaynaşmaları, başarılı bir entegrasyon sergilemeleri onları rahatsız etti. Dünya kadar paralar dökerek, yalan ve iftiralar atarak, sahip oldukları bütün kozları kullanarak, yapılan güzel işleri engellemeye çalıştılar. Olmadık itham ve iftiralarla hizmet gönüllülerini karaladılar, onlara akla hayale gelmedik zulüm ve işkenceler ettiler. Dinî değerlerin bayraklaştırılması, millî mefkûrenin intişarı şeytandan ve onun çağdaş takipçilerinden başka kimi, niye rahatsız eder ki!Bu hasût zalimlerin yapıp ettiklerine bakınca, lisan-ı halleriyle hizmet erlerine sanki şöyle diyorlar: Siz niye burslarınızla talebeye sahip çıktınız? Dünya çapında kurban organizasyonları yaparak niçin çok farklı açılımlara vesile oldunuz? Dünyanın dört

200