bilir. Yeter ki zikirlerini duyarak, hissederek, farkında olarak yapsın. Söylediği her kelime kalbinin sesi, duygularının tercümanı olsun. Kimin huzurunda durduğunun, kime yalvarıp yakardığının, ağzından çıkan kelimelerin kime yükseldiğinin şuurunda olsun. Bunların hiçbirini mülahazaya almayan, sadece ezberlerini tekrar eden bir kimsenin ünsle alâkası olamaz. Yaptığı ibadetle, evrad ve ezkâr ile kulluk vazifesini yerine getirmiş, Cennet’e ehil hâle gelmiş de olabilir. Bunlar Allah’ın bileceği şeylerdir. İnsan, i’lâ-yı kelimetullah vazife-i mübeccelesini (yüce vazifesini) hakkıyla ifa etmesi sayesinde kalbinden dünyaya ait her şeyi söküp atabilir. Bu açıdan tamamıyla Zât-ı Ulûhiyet’in nam-ı celilini duyurmaya kilitlenen bir insana, üns billaha giden kapılar ardına kadar açılır. Burada antrparantez şunu ifade etmek gerekir: Üns billah meselesi izafiyet içinde ele alınmalı, onun da kendi içinde kademeleri, dereceleri olduğu unutulmamalıdır. Özellikle dini temsil ve tebliğ etmenin olabildiğine zorlaştığı dönemlerde bu işe omuz veren insanlar, sofilerin uzun yıllar seyr ü sülûk-i ruhanî sayesinde elde edebildikleri mertebe ve makamları kısa bir zamanda elde edebilirler. Hadisin ifadesiyle, nasıl ki sınır boyunda bir saat nöbet tutan kimse, bir sene ibadet yapmış gibi sevap elde ediyor;160 şehit, niyetinin hulûsuna (samimiyetine) göre belki de bir dakikalık sürede evliya ve asfiyânın önüne geçiyorsa, şartların olabildiğine ağırlaştığı dönemlerde Allah davasına sahip çıkan insanlar da amûdî (dikey) olarak birdenbire yükselebilir, terakki basamaklarını çok hızlı bir şekilde çıkabilirler.Üns billah gibi büyük bir mazhariyete ermek isteyen, şekilciliğe savaş açmalı, ihlas ve ihsan ufkunu yakalamaya çalışmalıdır. Kur’ân-ı Kerim, birçok âyetinde bizlere bu ufku hedef olarak gös-
terir. Bir âyet-i kerimede şöyle buyrulur: وَمَا تَـكُ ونُ ف۪ى شَ أْنٍ وَمَا تَـتْلُوا“ مِنْهُ مِنْ قُـرْاٰنٍ وَاَلَ تَعْمَلُونَ مِنْ عَمَلٍ اِاَاَّلَّ كُـنَّا عَلَيْكُ مْ شُ هُوداً اِذْ تُف۪يضُ ونَ ف۪يهِHerhangi bir işte bulunsan, onun hakkında Kur’ân’dan herhangi bir