İçeriğe geç

Evet, gözünü dünyaya açan Hz. Âdem’in ilk çocukları, yaşadıkları âlemin semasında, her an nazarını ulvî âleme diken, emirleri oradan alan ve aldığı bu emirlerin altında haşyetinden iki büklüm olan, tir tir titreyen ve dudağında daima öbür âlemlerin endişesini ürperti hâlinde yaşayan bir “Nebi Baba”yı, Kutup Yıldızı seyreder gibi seyretmişlerdir. Hz. Âdem (aleyhisselâm), hem insan olarak hem de peygamber olarak ilk defa “emr-i bi’l-mâruf nehy-i ani’l-münker” yapan insandır.. ve bu yol, bir defaya mahsus açılmış, ardından da kapanmış bir yol değildir. Hz. Âdem’i daha nice peygamberler takip etmiştir. Zira insanlığın nebilere ihtiyacı vardır. Çünkü insanda ne kadar fazilet mevcutsa, âdeta, zaman ve hâdiseler onları teker teker tüketme azmindedir. Onun içindir ki Kur’ân-ı Kerim, yenilenmeden geçen sürelerin kalb kasvetine sebep olduğuna işaret eder. Bazı zaman ve devirler böyle bir kalb kasvetine sebep olunca, insanların gözleri küsûf tutmaya, bakışları bulanmaya başlar. Ayaklar kayar, istikamet kaybolur. Cenâb-ı Hak muhit ilmiyle bunları en iyi bilen olduğu ve rahmeti gadabına sebkat ettiği için, ard arda peygamberler göndermiş; gönderilen her peygamber de devrin şartlarına göre “emr-i bi’l-mâruf nehy-i ani’l-münker”de bulunmuştur.

6